Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

10 + 12 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • akademi ligi kadro kuralı ve türkiye’deki espor ekosistemine etkisi


    Herkese merhaba,

    Son dönemde üzerine taraftarlar, koçlar, menajerler ve takım sahiplerinin çokça eğildiği bir konu olan Akademi Ligi’yle ilgili birkaç paragraf derlemek istedim. Her şeyden önce bu konuda espor takımlarının eleştirilmesi gereken son kurum olduğunu düşünüyorum. Kural setinde bir madde varsa, takımlar buna uygun olarak istediğini yapmakta özgür. Eleştiriyi asıl yüklenmesi gereken taraf kural koyucu olmalı ve bu durumda muhattap Riot Games Türkiye Lig Yönetimi.

    ÖNEMLİ NOT: Bu yazıda paylaştığım görüşler tamamen şahsıma aittir. Dolayısıyla Riot Games Türkiye’den gelen bir bilgilendirmeden ziyade projenin başlangıç aşamasından bu yana içinde olan birisinden gelen ‘fikir sağanağı’ olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

    Konu hakkında bilgisi olmayanlar için ufak bir özet yapmak gerekirse, Akademi Ligi’nde Şampiyonluk Ligi’nde de yer alan oyuncuların oynatılabilmesi bir süredir tartışılıyor. Çeşitli görüşler ŞL oyuncularının da AL’de oynayabilmesinin oyuncuların önünü tıkadığını savunuyor veya AL’nin ŞL’nin ufak bir versiyonuna dönüştüğünü ve bunun ekosistemi uzun vadede zedeleyeceğini ortaya koyuyor. Öte yandan her konuda olduğu gibi burada da bazı bilgi eksiklikleri olduğu için bu tartışmayı bir sonuca vardırmak pek mümkün değil.

    Konuya dair resmi kural:
    ‘AL için: Bir takımın AL başlangıç beşlisinde en fazla bir (1) yabancı oyuncu, iki (2) kıdemli oyuncu bulunabilir. Kıdemli oyuncu, herhangi bir profesyonel ligde, son üç mevsimin ikisinde normal sezon maçlarının ’si ve fazlasında başlangıç beşlisinde yer almış oyuncu olarak tanımlanır. Açıklık getirmek gerekirse, bir yabancı oyuncu şartları karşılıyorsa aynı zamanda kıdemli oyuncu da sayılabilir.’

    En genel yanlış anlaşılma olan herkesin her yerde oynayabildiği yanılgısı kural net okunursa aşılacaktır. Şu anki durumda takımlar AL kadrosunda en fazla 2 kıdemli oyuncu bulundurabiliyor. İlgili kural LCS’te birebir uygulanırken, TFF’nin U19 (19 yaş altı) Gelişim Ligi’nde takımlar maçlarda 20-22 yaş aralığındaki 5 oyuncuyu oynatma hakkına sahip.

    Burada ŞL oyuncularına AL’de belli kıstaslara bağlı olarak mücadele etme hakkı verilmesini neden mantıklı bulduğumu özetleyeyim. Ligimizin 1-2 yıl öncesine kadar en önemli sorunlarından bir tanesi oyuncu havuzunun oldukça dar olmasıydı. Belli başlı isimler takımlar arasında yer değiştiriyor ama en nihayetinde 30-35 oyuncuyla sezonlar gelip geçiyordu. Amiyane tabirle ‘köşe başları tutulmuştu’. AL’nin oyuncu havuzunu genişlettiğini hepimizin kabul ettiğini düşünüyorum ama daha da önemlisi AL’nin varlığı ve alttan gelen tehdit ŞL oyuncularının yerlerini garanti altına almak için daha fazla çalışmasını zorunlu koştu. Aynı hafta içerisinde kendisinin AL’ye gönderilip yerine AL’de aynı rolde oynayabileceğini bilen bir ŞL oyuncusu bu sağlıklı rekabet içerisinde kendisini geliştirmek zorunda kaldı. Geçtiğimiz sezon buna benzer hamleleri birkaç kez gördük. Öte yandan kıdemli oyuncuların diğer takım arkadaşlarıyla sinerjilerini geliştirebilmek, yeni stratejiler/şampiyonlar deneyebilmek, META’yı farklı şekillerde yorumlayabilmek için maç kaybetmenin daha az cezalandırıcı olduğu AL gibi bir fırsatı var. Örneğin, Z takımı son hafta uyumundan memnun olmadığı kıdemli oyuncuları Üst Koridor ve Ormancı’yı birbirine alışmaları için AL’de oynatabilir. Veya herhangi bir sebepten ligin ilk 3 haftasını kaçırmış bir oyuncu AL kadrosunda da oynayarak maç eksiğini kapatabilir.

    Şimdi de konu hakkında yapılan tartışmayı irdeleyelim. Konuya dair en sık gördüğüm eleştiri: ŞL’de kullanılan as kadroların AL’de de birebir kullanılması. Bence durumu bundan ziyade ŞL’de şu anda bazı takımların AL kadrolarıyla mücadele etmesi şeklinde değerlendirmeliyiz. Kaldı ki gelişmek isteyen ligde bence bu da bir sorun teşkil etmemeli ve aşağıda bu düşüncemi detaylandıracağım. Tabii ki bazı takımların kadrolarının neden bu şekilde oluşturulduğunu da gayet iyi anlayabiliyorum. Bir takım sahibi veya menajer olmadığım için buna dair daha detaylı yorum yapmam uygun olmaz ama ekonomik şartların önemli derecede kısıtlayıcı olabileceğini kabul ederek ilerlemek doğru olur. Daha detaylı bilgiyi gerek görürlerse takım sahiplerinin de paylaşacağına şüphem yok.

    Gelelim AL ve ŞL kadrolarının bazı durumlarda aynı olmasının ekosisteme etkisine. Espor, doğası ve ortaya çıktığı dönem gereği konvansiyonel sporlar ve eğlence sektörü arasında garip ama bence çok uygun bir yere konumlanmış durumda. Espor ve dolayısıyla ligleri değerlendirirken de bazı ana parametrelerde mutabık kalmanın gerektiğini düşünüyorum.

    1) Rekabet
    2) İzlenebilirlik
    3) Sürdürebilirlik
    Söz konusu AL olduğunda ana misyonu dolayısıyla bunlara 4) Oyuncu Gelişimi’ni de ekleyebiliriz.

    X takımı AL kadrosunda ŞL’de de mevsim finallerine kalan kadrosuyla oynuyor, rakipleri Y takımında ise ŞL’de hiç oynamamış 5 oyuncu var. Bu eşleşmede genelde rekabetten söz etmek güç. Tecrübesi ve kalitesiyle X takımı Y takımını muhtemelen rahatlıkla yenecektir. Ama bu zaten sporun doğasında yok mu? Aynı mantıkla Türkiye’nin en iyi oyuncusunu oynatan ekip rekabette öne geçmiyor mu? Dolayısıyla rekabet eksikliği güçlü bir argüman değil. Öte yandan, istatistiksel olarak bir maçta ismi bilinen/desteklenen bir oyuncu bile olsa maçlar daha fazla izleniyor. Buna ek olarak, X takımı hedefleri doğrultusunda 5 oyuncudan hem VFŞL’de hem AL’de faydalanacak şekilde kadrosunu kuruyor. Y takımı ise belki de gelecekte faydalanmak isteyeceği genç oyunculara şans veriyor. Her iki takımın da kendince sürdürülebilir bir kadro mühendisliği yaptığını söyleyebiliriz. Son olarak, Oyuncu Gelişimi noktasında ‘Rakibiniz kadar güçlüsünüz’ mottosuna istinaden Y takımındaki oyuncuların X takımındaki kendisinden çok daha tecrübeli rakiplerine kıyasla öğrenebileceği rekabetçi bir ortam olmasının çok faydalı olduğunu düşündüğümü belirteyim. AL’de daha önce oynamış bazı arkadaşlarımızdan bunun kendilerini geliştirmediğine dair yorumları da gördüm. Onlara da tabii ki saygı duyuyorum.

    Toparlamak gerekirse, yukarıda da detaylandırdığım sebeplerden ötürü bence AL kadro kuralı ekosisteme fayda sağlıyor ve uzun vadede daha da faydalı olacak. Ancak bu tamamen şahsi bir görüş ve doğru çıkmaması ziyadesiyle mümkün. Bu durumda da bunun tespit edilip, doğru adımların atılması Lig Yönetimi’nin sorumluluğunda olacaktır. Ekosistemin geri kalan tüm paydaşlarına düşen ise neyin, neden yanlış gittiğinin net bir şekilde ortaya konması olmalıdır. Tartışmaların bir kısmında gördüğüm, mantıktan uzak, laf çarpma amaçlı, yanlış bilgi veren, işine geldiği gibi eğip bükme gibi kısımlaraysa hiç girmememiz konunun ciddiyeti açısından çok daha faydalı olacağı düşüncesindeyim.

    Fazlasıyla uzun oldu. Okuyanlara teşekkür ederim. Çokça da kişisel görüş içerdiği için yorumlarınız olacacağını tahmin edebiliyorum. Tweet aracılığıyla paylaşırsanız elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım.

    Çok teşekkürler.

    Akademi Ligi'nde lig aşaması tamamlandı. IW Akademi, BJK Akademi, AUR Akademi ve SUP Akademi mevsim finallerinde mücadele etmeye hak kazandı.

    zamanla daha da gelişecektir.

    esporhaberlerim